SANA YILDIZ YILDIZ ŞİİRLER YAZDIM…

Bozkırdan çiçek gibi topladım sözcükleri,
Sana papatya kokulu şiirler yazdım…!
Çiçek gibi gezdim ey güzel peri,
Sana bal tadında şiirler yazdım…!

Özen ile,düzen ile satırları süsledim,
Her mısrada iç çekerek özledim,
Gözlerimden sözlerimi gizledim,
Sana sır kokulu şiirler yazdım…!

Sen, diken olup yaramı her karanlığında,
Ben, çare ararım gecenin zifri karanlığında,
Seher vakti tan yeri ağardığında,
Sana gül kokulu şiirler yazdım…!

Şiirlerle üzerini örttüm her gece,
Uyandırmaya kıyamadım sustum öylece,
Bazen ulu orta, bazen gizlice,
Sana yıldız yıldız şiirler yazdım…!

BİZ…

Ab-ı Hayat pınarının doğduğu,
Zirvesi “HU” diyen dağdan geldik biz..!
Allâh’ın isminin Tengri olduğu,
Gök Tengri’ye tabi çağdan geldik biz..!

Gelir gelmez şerflendik islamla,
Hizmet ettik dine şerefle şanla,
Üç kıtayı feth eyledik inançla,
Dünya “sol sol” derken, sağdan geldik biz..!

Sultan Alparslan’la bir gedik açtık,
Romendiojeni o gün dağıttık,
Haç’ı kırıp atıp; Hilâl’i astık,
Allâh Allâh deyip, her bir yandan geldik biz…!

Eğilmedi hiç bir zaman başımız,
Viyanaya değdi sınır taşımız,
Cengaverdi Hakan’ımız Han’ımız,
Peygamberin övdüğü asil kandan geldik biz..!

Hüseyin KARACA
28 Ekim 2019 Pazartesi

ÇIKTIK ÇIKALI…!

Ne olduysa bize,bizdendir elbet,
Biz, biz olmaktan çıktık çıkalı,
Bu günümüz dünden berbat mı.? Berbat!
Rotadan,çizgiden çıktık çıkalı…

Yan yana dururdu sevinçlerimiz,
Kederi de omuzlardık hepimiz,
Nere de o engin şahsiyetimiz.?
Manzumu unuttuk,yükseklere çıktık çıkalı…

Savrulduk,devrildik meçhul bir yere,
Yanlışa, yanlış diyemedik bir kere,
Her ne yaptıysak,yaptık ezbere,
Şuurlu TÜRK‘lükten çıktık çıkalı…

Yıllar var ki yerden kalkmaz sırtımız,
Hep eksiye gittik yoktur artımız,
Hani; Nesli Asımdık, nerede bizim farkımız.?
Kayboldu farkımız milli çizgiden çıktık çıkalı…

Töreyi tuttuk ta çağa bağladık,
Dik duruşu tutup, yağa bağladık,
Davamızı bir alçağa bağladık,
Kıl örme çadırdan çıktık çıkalı…

GÖNÜLLERİN ARTIK DÜŞLERİ KİRLİ

Güvenme küçüğüm bu kahpe çağa,

Gönüllerin artık düşleri kirli…!

Uykudan uyanıp bir kalk ayağa,

Gör bak medeniyet denen şeyin dişleri kirli…!


Kirlenmiş rüyalar,kirlenmiş düşler,

Kirlenmiş helalden hayal edişler,

Kirlenmiş yenişler,keskin yokuşlar,

Bu çağın gittiği yolun çamurunun, hamuru kirli…!


Kirlenmeyen ne kadı ki de hele,

Kalmadı zannımca bitti herhalde,

İstersen vc de ister hela de,

Kar beyaz yağsa da, kışları kirli…!


26-11-2014 Hüseyin Karaca

UZUN BİR GECEDEN GERİYE KALAN.

Uzun bir geceden geriye kalan,

Kısa bir kelime;Nerde kalmıştık.?

Hayal meyal biraz aklımda kalan,

Sevinçleri unutup derde dalmıştık…!

O, soğuk gecenin dibine düştük,

El ele tutuşup yaza dönüştük,

Mutluluk karaborsa idi, derdi bölüştük,

Sırım sıklam olup terde kalmıştık.

Dalmıştık kedere dalmıştık gama,

Her yanı gizemli her yan muamma,

Bir korkak misali kaçardık amma,

Kılıçları çekip cenge kalmıştık…!

27-02-2014

Düş kırıkları…

Üzerime çöken alçak yorgunluk,
Sinemde birikmiş düş kırığından.
Hayata,yaşama bunca dargınlık,
Baş tacı ettiğim, baş kırığında
n
.

Siper ettim canımı canan yoluna,
Eyvallah etmedim Allah kuluna,
Sevdama sarıldım çılgıncasına,
Yürekteki yangın, döş kırığından.


Dün koştuğum yollar yormadı beni.
Düşmanın hilesi germedi beni,
Elmas dediniz elmas, sarmadı beni,
Ayağımda ki kesik, cam kırığından.


Hüseyin Karaca 3 Nisan 2019

MEFTUNUM

Sizin diyarlardan kıvrılıp giden,
Etrafı çimen çiçek, yola meftunum.
Genzimi sızlatıp perişan eden,
Buram buram gül kokan, kula meftunum.

Sanki o diyarda miski amber var,
Eli kolu bağlı,ruhu özgür kamber var,
Gönlümü çevreleyen, gülden çember var,
Dikeni can yaksa da, gonca güle meftunum.

Bak karlar eridi mevsim-i bahar,
Pınarlar şırıldar,dereler çağlar,
Gazelden çiçeğe dönüşür bağlar,
Bense, kar altından çıkan kardelene meftunum.

Ne gece hasrettir güneşe böyle,
Ne de su hasret kalmıştır ateşe böyle,
Dünya görmemiştir temaşa böyle,
Nasıl anlatılır Kİ.? İşte böyle meftunum.

04-Nisan-20019 Hüseyin KARACA