Atilla AĞRILI’nın Gönül penceresinden Erzurum… Eminim Erzurum’u hiç böyle okumadınız.

“ERZURUM” BUNDAN DAHA BÜYÜK AD VARMI?

Erzurum adı; Sıladır, kordur, ulu dağlardır. Aziziye, Palandöken, Top dağı, Allahuekberdir.

Dedem şehit, doksan üç harbi, on iki Mart, hürriyet, cumhuriyettir. Ölüp ölüp dirilmek, vatan toprağını kanla sulamak, düşmana mezar demektir.

Şehitler yatağı, mücahitler otağı, gazilerin bulunduğu kahramanlar demektir.

Yiğitlerin harmanı, bahadırların kalesi, koç yiğitlerin meydanı, cengâverlerin cennet makamıdır. Kafkas yanın yolu, Fırat’ın coşkunluğu, Murat’ın kaynağı… Geçmiş ölümlerin, kıyımların, yıkımların, açlık ve sefaletin acısıdır.

Erzurum; Şerefli şanlı zafer günü, tarihin dünüdür. Esaret zincirlerinin kırıldığı, Cumhuriyetin kurulduğu bugündür. Görmeden, yaşamadan, tanımadan kabul edilendir.

Tarihi dokunun, haz ve onurun, Dadaşın, Barın, şiirin ve şairin kendisidir.

Çetin savaşların, unutulmaz destanların, çift başlı kartalların, bir garip sevdaların yaşadığıdır.

Manilerin, türkülerin, ağıtların, çarşı pazarların… Hayat felsefeleri’ inin, maddi ve manevi temizliğin berraklığıdır.

Beyazın, güzelin ve masumun saflığıdır. Sevgidir, duygudur. Edepli, erkânlı insandır. Feleği hicveylemiş Nef’i nin, ah çekip yollara düşen Emrah’ın… Dertli Keremin, Hâk diyen Sümmâni’nin özüdür.

Gönüllerin sesi, ilham aldığımız baş yastık, duygularımızın oluştuğu ailedir. Geleneklere bağlılığın, ehl-i imanın, hayâ duymanın, edepli olmanın, hayrın ve bereketin adıdır. Gönüllerde yer edenlerin, Fukara gönülleri gülşen edenlerin, pirlere hürmet edenlerin, dua almaya gayret edenlerin, Mevla’ya emanet edenlerin dergâhıdır.

Ayağa giyilen Cıstiğin, Zığvanın, Yelek üstü Gazekinin, hartı denen palto’nun… Keyifli günlerin, doyulmaz zevklerin, hayallerin bir başka bahara kaldığıdır.

Palandökende ki Zambağın, Eğerlide ki Kardelenin, Top dağında ki Çiğdemin, Öpüp yüzümüzü sürdüğümüz topraktır. Kol kola, omuz omuza Hoş bileziğin, Tamzaranın, Baş barın, Bar başının, Poççik’in… Hıngelin, Çortutunun, haşılın, hasıtanın, cılbıranın, herlenin, sironun, gavutun, çırtmanın, löbyenin, tıs üvezin tadıdır.

Terbiye ve eğitimin, sevginin ve saygının, yoksulun, düşkünün… Yetimin, kimsesizin, korunup kollanmanın yoludur. Zurna’nın inceden ince içimize döküldüğü, Davul’un bize güç verdiği, Teyyy diye atılan nağranın sesidir.

Çay’ın tutku olduğu, tazelendikçe ömrün uzadığı, kıtlama şekerin dil üstünde tutulduğu, semaverlerin dizildiği, özlemlerin duyulduğudur. Ana yurdudur. Baba yurdudur.

Türli tevir şeylerin olduğu, bizim olan her şeyimizin sessizce, fütursuzca, işgüzarca, kaybolduğu… Eski mahallelerin şimdilerde arandığı memlekettir. Erzurum adının büyüklüğünü unutanların, şahsi ikbal peşinde koşanların… Erzurum isminin, siyaset üstü olduğunu anlamayanların yok olduğu şehirdir.

Erzurum adı büyüktür. Bundan daha güzeli yoktur.

Teşekkürler kıymetli hocam Atilla AĞRILI

BAŞKANIM…

Daha uyanıksın, daha asilsin,
Bu sevgi seline ağ ol başkanım.
Oğuz boylarında suyun ısınsın,
Yeni ufuklarda çağ ol başkanım…

Çardağın, çadırın şendir ocağın,
Şahadet nuruyla dolu bucağın,
Arkalı ve önlü keser bıçağın
İdam urganın da yağ ol başkanım…

Necati’den yeğenine vasiyet,
Sakın kirlenmesin olan haysiyet,
Vatani bir aşktır sendeki niyet,
Gönül köprüsüne bağ ol başkanım. ..

Nasihat niteliğinde ki eşsiz yürek terennümünden dolayı kıymetli dayım Necati Aksakala kalbi duygularımla teşekkür ederim.

Haluk GÜNGÖR: Yakışmaz sana…

Yıllara meydan okuyan yiğit

Yüzündeki gam yakışmaz sana

Gönlüne hiçbir şey vuramaz kilit

Dilindeki suskunluk yakışmaz sana

Adamlık istedik biz sende gördük

Tebessümü yüzünde bir mana bildik

Zalimler kaşısında seni dik gördük

Sesiz sedasız olmak yakışmaz sana

Her bakışın bir müjdeci haberdir

Alem bilir Hüseyin bir Alperendir

Senin suskunluğun bize kederdir

Bizi başsız bırakmak yakışmaz sana…

Haluk Güngör