SATIN ALINMAMANIN BEDELİNİ, ŞEHADETLE TAÇLANDIRAN ADAM…!

Satın alamadılar…!
Çünkü; Sağında,solunda,arkasında,önünde fiyat etiketi yoktu.

Satın alamadılar…!
Çünkü; Şerefli bir geçmişi,şanlı bir hikayesi vardı.

Satın alamadılar…!
Çünkü; Samimi bir mümin, samimi bir Türk’tü.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, topu aldığında taca atmayı bilmezdi, direkt kaleye atardı.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Bir saniyesine dahi hakim olamayacağınız bir hayat için fırıldak olmaya gerek yok” diyen adamdı.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime,inandığım yolda tek başıma yürürüm” diyen liderdi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Zulüm Azrail olsa da hep hakkı tutacağım. Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir” derdi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, Zor yola kolay insanlarla çıkılmayacağını bilirdi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, çok büyük çillerden geçmiş, ”Çektiğim çile,inandığım Dava içindir” kelamının sahibi idi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; ”Ben toprağı saksıda, köylüyü sinemada, çileyi edebiyat kitaplarında okumadım.İçinde yaşadım , içinden geldim.” O, bu milletin tam kendisiydi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Vatan sevmenin çilesini biz çektik,edebiyatını onlar yapıyor” dedikleriyle kol kola giremezdi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir.” firavunun yanında yer almadı.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, Namlusunu millete çeviren tanka selam durmadı.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Ben Avrupa Birliği kapısında zorlanan, aşağılanan Türkiye istemiyorum. Ben kendi medeniyetimle olurum. Ben yeniden Tük-İslam medeniyetinin inşaatını istiyorum.” diyerek bir ömür sürdü.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O,”Ben Türk’üm, Türk esir olmaz. Ben Türk’üm, Türk Devletsiz olmaz. Ben Türk’üm, Türk Bayraksız olmaz. Ben Türk’üm, Türk Ezansız olmaz. Ben Türk’üm, Türk Hürriyetsiz olmaz.” diyerek bir millette milli ve manevi sınırlar çizdi.

Satın alamadılar…!
Çünkü; O, ”Barzani’yi kırmızı halılarla karşılayanlara inat; ”Barzani’yi Diyarbakır’da yargılar, Habur’da asarız.” dedi.

Velhasıl. partisine dört bakanlık teklif ettiler satın alamadılar.
Zamanın güçlü basın yayın organları ”Seni Türkiye’nin bir numarası yapalım” dediler satın alamadılar. Dünyanın egemen güçleri ayağına gelip neler vadettiler neler satın alamadılar.

Alamadılar…!
Alamadılar…!
Alamadılar…!

Ve çakallar bir Anadolu Arslanını,kahpece,vahşice Şehit ettiler…!

Bu dünyadan satın alınamayan bir yiğit geçti Adı: Muhsin Yazıcıoğlu kabri nur,mekanı Cennet olsun.

21 Mart Yaklaşırken NEVRUZ

21 MART YAKLAŞIRKEN NEVRUZ

Nevruz, Türk’lerin Ergenekondan çıkışıdır.Nevruz,Türk’lerin ilk bayramıdır.Nevruz, Türk’lükte bahar bayramıdır. Nevruz,Türk’lerin gün dönümü,yılbaşısıdır.

Nevruz bazı terörist gurupların siyasi malzemesi haline gelmiş bulunması Türk millettinin kendi kültürüne sahip çıkmayışındandır. Boynu bükük yetim,sahipsiz kalmışmışlığı basiretsiz yöneticilerin eseridir. Nevruz oysa ki orta Asya’ya Türkler tarafından yayılmıştır.! “Bilelim ki, ”Kendi benliğine sahip olamayan milletler başka milletlerin şikârıdır”,Adriyatik’ten çin seddine kadar olan Türk coğrafyasında çok canlı bir şekilde kutlanan Nevruz üzülerek ifade etmem gerekiyor ki Anadolu coğrafyasında unutulmaya yüz tutmuştur. İşte bu açıdan ele alındığında Türk kültürünün temel taşlarından birisi sayılan NevruzTürk milletinin birlik ve beraberliğinin kuvvetlenmesine, kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin pekişmesine hizmet eden önemli günlerdendir. Bizim olana sahip çıkmayışımız pusuda yatan Vatan,bayrak,din,ezan düşmanlarının iştahını kabartarak bu önemli tarihleri kendilerine bir istismar alanı oluşturmak kaydıyla bizim; bu ve benzeri değerlerimiz üzerinde tepinip ve sahipleniyorlar. Adamlar makarnalarını bile tescilletirken, biz çok önemli kültür miraslarımız a sahip çıkmayarak rezil, rüsva ediyoruz.

Nevruz sadece bunlardan bir tanesi. Oysaki bu organizasyonlar devlet eliyle her ilde,her ilçede,her beldede, her köyde kuvvetli bir şekilde organize edlip kutlanmalıdır diye düşünüyorum. Bilge Kağan’ın dediği gibi; ”Ey Türk! titre ve kendine dön” dediği günden beri sadece ”Titriyoruz” bir türlü kendimize dönemiyoruz. Artık titremeyi bırakıp kendimize dönme zamanıdır. Bu dilek ve temennilerimle büyük Türk dünyasının Nevruz bayramını tebrik eder selam, saygı ve muhabbetlerimi sunarım.

Hristiyan terör örgütünün Yeni Zellanda da yaptıkları ilk değil, son da olmayacaktır.

Siz Hristiyan terör örgütünü Yeni Zellanda da kutsal mabede saldıran bir teröristten ibaret mi sanıyorsunuz.? Eğer öyle zannediyorsanız yanılıyorsunuz.!

Dünya tarihine baktığımızda nerede bir kahpelik varsa, nerede kan,nerede gözyaşı,nerede elem varsa gizli yada aleni bu aşağılık topluluğun parmak izlerini görebilirsiniz.

Birinci dünya savaşı,ikinci dünya savaşı aleni yaptıklarıdır.Bu gün İslam coğrafyalarında yaptıkları ise; Dünya kamuoyu baskısından çekindikleri için sözde demokrasi götüreceğiz kılıfıyla İslam kanı akıtmak, Müslüman coğrafyaları yerle bir etmektir.

Yeni Zellanda da yapılan aşağılık katliam ise dünya tarihinde İslam’a ve Müslüman’a yapılan vahşetin kameraya çekilmiş halidir. Görmediğimiz,göremediğimiz,duymadığımız,duyamadığımız nice vahşetler,nice katliamlar var insanın kanını donduracak cinsten.

Hristiyan alemi aslında top yekun İslam düşmanı bir terör yapılanmasıdır. Dünya coğrafyasında akan kanın tek sorumlusu bu aşağılık topluluk ve amca oğulları Yahudilerdir.

Allah’u Teala Maide süresinde buyruğunda şöyle buyuruyor;
Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez. Maide 5-51

Bu yüce buyruktan hareketle; Hiç bir Hiristiyanın, hiç bir Yahudinin bizlere dost olması veya bizim onlara dost olmamız asla mümkün olmayacak bir şeydir. Ama ne yazık ki; İslam alemi yüce Yaradanın buyruğunu görmemezlikten gelip,yer yüzünün en büyük terör oluşumları ile kol kola gezmektedirler. Dolayısı ile direkt Maide 51’in muhatabı olmuşlardır.
İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez. Maide 51

Bizler halen daha bunları dost edinip,dost zannedersek nice Yeni Zellanda‘lar yaşayacağız Allah muhafaza.

İslam Aleminin bir bütün olacağı günlerin özlemi ve duası ile Yeni Zelanda da Şehit olan Müslüman kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan Rahmet, Alem-i İslam Sabr-ı Cemiller niyaz ederim.

Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşu ve istiklal marşımızın kabulu kutlu olsun.

Şehri mübarek Erzurum‘umuzun düşman işgalinden kurtuluşunun 101. ve İstiklal marşımızın kabul edilişinin 98. Sene-i devriyesi münasebetiyle o günlerde verilen milli mücadeleyi o günün Haleti-Ruhiye-si içerisinde yaşıyor ve aynı ruh haliyle o gün ne olduysa,bu gün aynı ihanet ve düşünceye sahip düşman olan unsurları yeniden tarihe gömerek o milli hassasiyetimizi kaybetmediğimizi bir kere daha buradan dosta,düşmana ilan etmek istiyoruz.!

Verilen O kutsal mücadelede Şehit olmuş,Gazi olarak Rahmeti-Rahmana kavuşmuş O mübarek Asımın neslini Rahmet,minnet ve şükranla anıyoruz.! Kabriniz nur,mekanınız cennet olsun.!

Yiğitler harman oldu Palandöken başında,
Harman olan yiğitler on üç,on dört yaşında,
Başlar dik vakarlı vatanın telaşında,
Çatık kaşlılar bir oldu,şahin bakışlı erler,
Bize dünden bugüne yiğit DADAŞ’lar derler..!!!

Bıyıklar terlemeden düştük Vatan aşkına,
Pervarsız düşmanları çevirdik biz şaşkına,
O yaşta kurban olduk topreğına taşına,
Çatık kaşlı yiğitler,şahin bakışlı erler,
Bize kalu-beladan Yiğit DADAŞ’lar derler.!

Erzurum Kamoyunun bilgisine:


Yaklaşık dokuz yıldır her 25 Mart’ta Çanakkale şehitleri ve Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nu anma,anlama ve Mevlid-i Şerif programı yapmaktayız.
Bu yıl programın tarihi siyasi bir iklime denk geldiği için, başta Çanakkale şehitlerimizi ve Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun çok kıymetli Şahs-i manevilerini siyaseten bir istismar alanı oluşturacağını düşündüğümüzden dolayı üzülerek, bu yıl bu anlamlı programı yapmama kararı almış bulunuyoruz.
Bu güne kadar yapmış olduğumuz bu organizasyona omuz verip ter döken kıymetli dava arkadaşlarımıza, davetimize bütün olumsuzluklara rağmen katılım sağlayan gönül dostlarımıza, ve çok kıymetli hemşehrilerimize saygıyla ilan ederiz.

Dünya Tarihindeki Türk Devletlerinin kuruluş ve yıkılış tarihleri

DEVLETLER

– Büyük Hun İmparatorluğu: MÖ 220- MS 216 Teoman
Batı Hun İmparatorluğu: MÖ 48-MS 216 ( Pi
– Avrupa Hun İmparatorluğu: 375-469 Balamir
– Ak Hun İmparatorluğu: 420-552 Aksuvar
Göktürk Kağanlığı: 552-745 Bumin Kağan
Avar Kağanlığı: 565-835 I. Bayan)
Hazar Kağanlığı: 651-983 Böri Şad
– Uygur Kağanlığı: 745-1368 Kutluk Bilge Kül Kağan
Karahanlı Devleti: 840-1212 Bilge Kül Kadir Han
Gazne Devleti: 962-1183 Alp Tigin
 Büyük Selçuklu Devleti: 1040-1157 (Tuğrul)
Harezmşahlar Devleti: 1097-1231 Kutbeddin Muhammed
Altın Ordu Devleti: 1236-1502 Batu Han
Timur İmparatorluğu: 1368-1501 (Timur
Babür İmparatorluğu: 1526-1858 (Babür
Osmanlı İmparatorluğu: 1299-1922 Osman Gazi

Ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti: Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1923 ilelebet..

Dünya kadınlar günü kutlu olsun.

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN.

Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemi kapatan Hz. Peygamber. s.a.v 1400 yıl önce,Veda Hutbesinde ki şu kelamıyla kadınlarımıza hiç bir demokrasinin veremeyeceği hakları verdi ”KADINLAR SİZLERE ALLAH’IN EMANETİDİR” Ama 1400 yıl sonra görüyoruz ki; Özelikle Müslüman coğrafyalarda kadın Allah’ın emaneti olmaktan çıkarılmış;İtilen,kalkılan,hor görülen,istismar edilen,öldürülen,nefsi istek ve arzuların kölesi haline getirilmiş.

Doğası gereği bir kadının fiziki zayıflığından istifade ederek,itmek,kalkmak,aşağılamak,hor görmek,istismar etmek,en amiyane tabirle acizliktir.

Kadın anadır.!
Kadın yardır.!
Kadın yarendir.!
Kadın candır.!
Kadın Efendimizin buyurduğu gibi ”ALLAH’IN EMANETİDİR”

1400 yıl önceki bu kutlu mesaja kulak verilmesi temennisiyle Tüm kadınlarımızın Dünya kadınlar gününü kutlar,selam,saygı ve muhabbetlerimi sunarım.

Ozan Arif’in aziz hatırasına.

Alem duruşunu bozduğu bu dönemde,
Bu dünyadan dimdik bir Arif geçti.!
Dik durmak ne imiş fani alemde?
Yaşayan bir örnek, bir tarif geçti.!

Anlattı, bağırdı, çaldı, çığırdı,
Her kelâmı mana yüklü ağırdı,
Cihan hakimiyeti bir davaya çağırdı,
İlay-ı Kelimetullah diyen bir maruf geçti.!

Vallahi bu çağda dede korkuttu,
Erciyes’de güneş, Ankara’da buluttu,
Çoban yıldızı idi,karanlıkta umuttu,
Sazı ile, sözü ile bir zarif geçti.!

Hüseyin KARACA 19 Şubat 2019