ŞU ANDA…

Bırakıp bayramı, kurbanı şimdi,
Arakan’da olup ölmek vardı şu anda.!
Kardeş kanı oluk oluk akarken,
İsmail’ce kurban olmak vardı şu anda.!

Vallahi Billahi gamsızız gamsız,
Ateşsiz alevsiz hemde dumansız,
Ümmed-i Muhammed kalmış amansız,
Ebrehelere musallat bir kuş olmak vardı şu anda.!

NİYEMİ AFRİNDEYİM

Osman Gazinin rüyasıyla ordayım,
Akşemsettin’in duasıyla ordayım,
Hazreti Fatih’in gayesiyle ordayım,
Ordayım kutlu Vatan, senin için ordayım.!

Vatan için davam için ordayım,
Derdim çoktu, devâ’m için ordayım,
En meşru kavgam için ordayım,
Oradayım Kızıl Elmam, senin için ordayım.!

BENİM…….

Ayaklarımda pıranga ruhumda zincir,

Ağır aksak gelen o tutsak benim,

Sırtımda ki küfede sevdamın yükü,

Ucurumun kenarında açan o zanbak benim,

Ne maddeyi mana ile bir ettim,

Ne sevdama gözlerimi kör ettim,

Yüreğimi yaka yaka kor ettim,

İçten içe yanan o yangın benim…

Kardelenim dedim sultanım dedim,

İlahi bir sevda sevdikçe sevdim,

Yeri geldi gül dedim gülistan dedim,

Seher vakti güle şakıyan bahcivan benim…

Feragat olurmu gül sevdasından,

Elemşnden kederinden yasından,

Yüzerek geçmişim dert deryasından,

Pusulasız gülistan giden o kaptan benim…

BOZDULAR…

Mevsimler değişti ne kış belli nede yaz,

Bahar bahar değil yazı bozdular..!

Artık Ne Leyla Leyla ne Mecnun Mecnun,

Çorak çöller aşan hazzı bozdular.!


Şükredenler her geçen gün azaldı,

Hamd olsun Yarabbi diyen kaç dertli kaldı,

Nimetin azına isyanlar çoğaldı,

Elhamdülillah diyerek yetindiğimiz azı bozdular…!


Bir birine gönül koymak olağan bir hal idi,

Sadece üç gündü küsü değildi,

İslamın emri de zaten bu idi,

Tirip tirip deyip nazı bozdular…!

SÜRGÜNÜM…

Kader kuş eyledi viran gönlümü,

En son sığındığım daldan sürgünüm,

Çiçek çiçek öz topladım dağlardan,

Emek verip taşıdığım baldan sürgünüm..!


Kanat vurup daldım engin göllere,

Kader diken ekmiş geçeceğim yollara,

Umutlarım girdi halden hallere,

En son revan olduğum yoldan sürgünüm…!


Daldım hayalden hayale daldım,

Hayalimle bile tutuştum yandım,

Ben bile kendimden bıktım usandım,

En güzel gördüğüm düşten sürgünüm…!

YETER….!

Bırak dikenleri batsın sineme,

Yalanlarla açan gül olma yeter…

Ne goncayı ağlat ne gülü inlet,

Dallarını kıran sel olma yeter….

İhanet tohumu serpme bağıma,

Sinsice hor bakma gönül dağıma,

Mertçe kılıcını sapla bağrıma,

Arkadan hançerleyen kul olma yeter…

Yorma senin için çırpınan kanatlarımı,

Esip fırtınaya çevirme yağan karımı,

Bırak yayaşayım ben efkarımı,

İçimde ki yangına kül olma yeter…