Eğer bir ülkede temel değerler sarsılıyorsa; siyasetten ticarete, bürokrasiden adalete kadar her alanda bir ‘ahlak tutulması’ yaşanıyor demektir.
Bu yozlaşma, bir virüsün vücudu sarması gibi; köylerden kentlere, sokaklardan en mahrem kalemiz olan evlerimize kadar sirayet eder. Toplum, ahlak yetmezliğinden dolayı yoğun bakım çaresizliğine düşer. Şunu açıkça görmeliyiz: Ahlaksızlık, bir ülkenin bekasına kasteden en büyük milli güvenlik sorunudur.
Ahlak pusulasını kaybeden bir millet, vatanını da kaybeder.
Tek çözüm; her birimizin, işini ahlakın süzgecinden geçirerek, dürüstlükle ve tutkuyla yapmasıdır. İyiyi ve güzeli çoğaltarak geleceğe umutla yürüyebiliriz.
İyi geceler, hoşça kalın.
