Gerçekçi Bir Bakış mı, Aşırı İyimserlik mi?

Erzurum’da “Bakan” Heyecanı:
​Eski valimizin İçişleri Bakanlığı görevine getirilmesi Erzurum sokaklarında büyük bir memnuniyetle karşılandı. Kuşkusuz, şehre hizmet etmiş bir ismin böylesine kritik bir makama yükselmesi gurur verici. Ancak bu görevlendirmeye, gerçeklikle bağdaşmayacak kadar ağır misyonlar yüklendiğini düşünüyorum.

​Beklenti vs. Gerçeklik

​Sahi, bu atama Erzurum’un kronikleşmiş sorunlarına sihirli bir değnek mi dokunduracak?

​İstihdam: Bir gecede fabrikalar kurulup işsizlik mi bitecek?

​Altyapı: Otoyollar, köprüler ve yıllardır beklenen hızlı tren bir anda şehrin kapısına mı dayanacak?

​Ekonomi: Şehrin makûs talihi sırf “bizden biri” orada diye mi değişecek?

​Unutmamak gerekir ki, bakanlık makamı yerel bir kalkınma ajansı değil, tüm ülkeyi kapsayan bir icra makamıdır. Erzurum’un kalkınması bir kişinin makamına değil, şehrin kolektif vizyonuna bağlıdır.

​Asıl Soru: Yeni Valimiz Kim Olacak?

​Asıl odaklanmamız gereken nokta, Ankara’daki temsil gücümüzden ziyade, Erzurum’un mülki amir koltuğuna kimin oturacağıdır. Bizim şu sorulara yanıt arayan bir yöneticiye ihtiyacımız var:

​Göçü Durdurabilecek mi? Sel gibi akan, şehrin nitelikli nüfusunu alıp götüren göç dalgasına set çekebilecek mi?

​Yatırım Çekebilecek mi? Erzurum’u yeniden bölgenin cazibe merkezi ve parlayan yıldızı yapacak projeleri hayata geçirecek vizyona sahip mi?

​Halkla Bütünleşecek mi? Şehrin dinamiklerini harekete geçirip, Erzurum’u hak ettiği yere taşıma iradesini gösterecek mi?

​Sonuç olarak; Ankara’daki gururumuz bizi sevindirsin ama gözümüzü sahadan ayırmasın. Erzurum’un geleceği, atılan tebrik mesajlarında değil, şehrin sokaklarında verilecek kalkınma mücadelesinde yatıyor.

​”Od düşmüş gönlüme
Söndür de derdine yan
Muhanne yolu kesmiş
Çöldeki merdine yan”

​Çöldeki merdimiz Erzurummumuza yanmamız ve o merdin kıymetini bilmemiz ümidiyle…
​Hoşça kalın.