Ey Kadim Şehir Erzurum: Nüfus
Erzurum, tarihin yükünü omuzlarında taşıyan o mağrur kale, ne yazık ki her geçen gün kan kaybediyor. Son açıklanan istatistik verileri acı bir gerçeği yüzümüze çarpıyor: Erzurum nüfusu 8 bin 128 kişi daha azalarak 736 bin 877’ye geriledi. Ancak bu düşüş, sadece soğuk birer rakamdan ibaret değildir; bu, bir şehrin hafızasının, enerjisinin ve geleceğinin eksilmesidir.
Rakamların Ötesindeki Tehlike: Kültürel Erozyon
Mesele sadece bir sayım meselesi değil, şehrin ruhundaki değişimdir. Göçle beraber yaşanan demografik ve kültürel erozyon, Erzurum’un o kendine has dokusunu zedelemekte, şehri sosyal bir atalete sürüklemektedir. Yetişmiş insan gücünü, genç beyinlerini ve dinamizmini kaybeden bir şehir, sadece nüfus olarak değil, yaşam kalitesi olarak da gerilemeye mahkûmdur.
Suskun Siyaset, Çözümsüz Gelecek
Bu gidişat karşısında, şehrin kaderine yön vermesi beklenen siyasi erkin sergilediği derin suskunluk artık kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır. Erzurum’un sorunlarını görmezden gelmek, bu kadim şehri kendi kaderine terk etmektir.
”Gelecek seçimleri değil, gelecek nesilleri düşünen bir iradeye ihtiyaç vardır.”
Vakit, Sorumluluk Alma Vaktidir!
Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Siyasi Partiler: Kısır çekişmeleri bir kenara bırakıp Erzurum’un kalkınması ve göçün durdurulması için somut projeler üretmelidir.
Sivil Toplum Kuruluşları: Şehrin lobisi olma görevini hatırlamalı ve çözüm odaklı baskı unsuru haline gelmelidir.
Yerel Yönetimler: İstihdamı artıracak, sosyal yaşamı canlandıracak ve insanımızı bu topraklarda tutacak hamleleri ivedilikle hayata geçirmelidir.
Erzurum sadece bir coğrafya parçası değil, bir kimliktir. Bu kimliğin yok olmasına seyirci kalmak, tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemektir. Vakit, elini taşın altına koyma vaktidir!
