EKONOMİNİN MİNİ KİTABI

Ekonominin kitabını yazmadım ama şuraya şu kıt aklımla bir kaç maddelik bir şeyler yazayım…

1.Başta Suriyeliler olmak üzere ülkemize illegal şekilde giriş yapmış mülteciler (ama)sız,(fakat)sız,(lakin) siz bir şekilde ülkelerine gönderilmeli. Çünkü bu bir milli beka sorunudur. Belki bu gün değil ama bir gün mutlaka kendi ülkelerine yaptıkları ihanetin benzerini güzel ülkemize yapmayacaklarının hiç bir garantisi yoktur. Ve üzülerek müşahede etmekteyiz ki; çoluk çocuğumuzun ırzına namusuna tasallut olmuş, canlarımıza, mallarımıza kast etmiş, yoğunlukla yaşadıkları bölgelerde yerel halka yaşamı zindan etmiş durumdadırlar…

Birde bunun sosyo, ekonomik ve kültürel boyutu var ki hakkında kitaplar yazılabilir. Sadece ekonomik boyutu yıllık Türk devletine milyon dolarlılarla ifade edilmektedir… Onun için herhangi bir duygusallığa kapılmadan, Ensar-Muhacir edebiyatı yapmadan ülkelerine gönderilmelidir… Sosyal ve Kültürel boyutu ayrıca ele alınması gerek bir konu.

2.Sosyal yardımlar sadece gerçek ihtiyaç sahipleri olan; dul,yetim,yaşlı ve sakat harici eli ayağı tutuğu halde ”Ekmek elden, su gölden” deyip hiç bir iş yapmayan, yada milyonları olduğu halde, üzerine mal varlığı göstermeyip fakir fukaranın hakkını gasp eden soyguncular tespit edilip hiç bir siyasi kaygıya kapılmadan derhal verilen yardımlar kesilmelip, gerçek hak sahiplerine verilmeli…

3.Ekip biçmediği halde köylere verilen arazi yardım paralarının nereye gittiğine dair bir denetim mekanizması oluşturulmalı. Eğer maksadına uygun şekilde kullanılmıyorsa, ki, iyi biliyorum kullanılmıyor, bu vurguna da bir şekilde son verilmeli..

4.Tarımda ve hayvancılıkta verilen devlet desteği aylık denetimler yapılarak sürekli kontrol altında tutulup, almış olduğu hibeyi ya da teşviki farklı amaçlarda kullananlardan misliyle geri alınmalı…
Gerçek manada Tarım ve hayvancılık yapan köylüye çiftçiye değil kredi hazinenin kapıları açılmalı… Bu ülkenin yeniden kalkınmasının tek formülü şimdilik tarım ve hayvancılık gibi gözükmektedir…

5. Özelikle ülkenin Güney Doğusunda kullanılan kaçak elektriğin, kayıp ve kaçak adı altında namuslu vatandaştan tahsil edilmesine derhal son verilmeli…

6.Özelikle hükümet üyelerinin ve bürokrasisinin ”Kendi işlerinde kendi mumunu, devlet işlerinde devlet mumunu” kullanmaları yasalarla sağlanıp bir denetim mekanizması oluşturulmalıdır…
Örnek: x kurumundaki müdür,amir,yönetici vesair devletin tahsis etmiş olduğu araç ve gereçleri katiyen devlet işleri dışarısında kullanmalarının önüne geçilmeli…

7.Başta belediyeler olmak üzere lüksten, israftan ve hemen hemen her makam sahibine araç tahsis etmekten acilen vaz geçilmeli…
Örnek: Kira bedelleri çok astronomik rakamlara kiralalanan araç filoları…

8.Kamu ihale yasası tekrar gözden geçirilip, sadece yandaşların değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin katılabileceği normlar oluşturulmalı… Doğrudan temin adı altında hak edene değil, ahbap çavuş ilişkisinden hareketle hak etmeyene verilmemeli…

9.Bütün siyasilerin birinci derece yakınları damatları,kardeşleri,çocukları her hangi bir kurum ve kuruluşta imtiyaz sahibi olmamalı ve siyasi ağırlığından dolayı bürokrasideki ekonomik işleyişi sekteye uğratılmamalı…

10.Siyasi partilerin secim yardımları kesinlikle kaldırılmalı… Milletten toplanan vergilerin seçim dönemlerinde siyasi partilerin seçim propagandası yapmak için hovardaca harcanmasının derhal önüne geçilmeli.

11.Devlet büyükleri başta HZ. Peygamber ve onun dört büyük halifesini örnek alıp devleti o şekilde idare etmeleri…
Yani; Devlet yönetimi ”Çalan el kızım Fatma’nın eli de olsa kesin” diyebilecek bir anlayış ve ahlaka dönüşmeli…

Benim aklıma gelenler bu kadar. Ben şöyleyim birisini, siz getirin gerisini…

“EKONOMİNİN MİNİ KİTABI” için bir yorum

  1. Merhaba
    Başkanım.
    Allah razı olsun.
    Yine toplum adına tesbit ve çözümleri sundunuz.
    Selametle kalın.

Yorumlar kapatıldı.