YAPMAYIN…

Madem can vermeyi bilmiyorsunuz,

Şeytan olup dost taklidi yapmayın.

Kurdu hor görüp köpeklerle dolaşıyorsunuz,

Çakal gibi post taklidi yapmayın.

Her kemiğin peşinden ağıtlar yakıp,

Yola çıktığını yolda bırakıp,

Manayı unutup maddeye tapıp,

Zifiri karanlıkta kurt taklidi yapmayın.

Adım adım hedefe yürüyor gibi,

Hedefi on ikiden vuruyor gibi,

Verdiği her sözde duruyor gibi,

Namert olup mert taklidi yapmayın.

Kalabalıkta cengaver yalnızken kedi,

Yiğitlik konuysa vermez kredi,

Zannedersin kılıç arslandır kendi,

Yumuşak olupta sert taklidi yapmayın.

Sevginizde riya varsa sevmeyin,

Yakmıyorsa yakmıyorsa sevdim demeyin,

Katili olmayın papatyanın çiçeğin,

Fahişe gibi aşk taklidi yapmayın.

BİR MELEĞİN ARDINDAN

Her sabah her akşam büyük özlemle,
Halim hatırımı soranım gitti.
Küçük olsa dahi büyük önemle,
Sinemdeki yaramı saranım gitti.
 
Sesi dahi bin derdime devamdı,
Yüreğimde hiç bitmeyen sevdamdı,
Gök kübbede hoş bir sedası kaldı,
Ardımda dağ gibi duranım gitti.
 
Gizlesem de bilirdi her bir derdimi,
Ben bile bilmezdim öyle kendimi,
Öyle içten yakarırdı öyle samimi,
Duâ ile dertlerimi on ikiden vuranım gitti.
 
Bir çocuk misali naz ederdim naz,
Ne bir serzeniş duydum nede itiraz,
On gün oldu on gün büyüdüm biraz,
Dört bir yanı mağrur devranım gitti.
 
Sabrı derya deniz umman dı umman,
Hoş görüsü zannedersin asuman,
Yollarıma sis çökünce olurdu hep tercüman,
Hamim, canım, anam sultanım gitti.
 
1 Eylül 2020 Hüseyin KARACA