MEFTUNUM

Sizin diyarlardan kıvrılıp giden,
Etrafı çimen çiçek, yola meftunum.
Genzimi sızlatıp perişan eden,
Buram buram gül kokan, kula meftunum.

Sanki o diyarda miski amber var,
Eli kolu bağlı,ruhu özgür kamber var,
Gönlümü çevreleyen, gülden çember var,
Dikeni can yaksa da, gonca güle meftunum.

Bak karlar eridi mevsim-i bahar,
Pınarlar şırıldar,dereler çağlar,
Gazelden çiçeğe dönüşür bağlar,
Bense, kar altından çıkan kardelene meftunum.

Ne gece hasrettir güneşe böyle,
Ne de su hasret kalmıştır ateşe böyle,
Dünya görmemiştir temaşa böyle,
Nasıl anlatılır Kİ.? İşte böyle meftunum.

04-Nisan-20019 Hüseyin KARACA